Hafta sonu çok merak ettiğimiz Garipçe' ye gittik. Küçücük hatta minicik bir yer. Deniz kenarında kurulu bir köy ve şehirden akın akın gelen insanlar ve araba topluluğu düşünün. Köy pislik içinde, o kadar güzel, manzaralı şirin bir yer gelen ziyaretçilerin ve Sarıyer Belediyesinin bakımsızlığından pislik içinde. Köy zaten çok küçük. Uzak olduğundan herkes şahsi arabası ile gelmiş. Köye giriyorsunuz ama araç park etmek sorun. Neyse ki biz tepede bir yere park ettik. Küçükten birde kalesi var ama o da pislik içinde ve bazı çukurluklar mevcut üzerileri öylesine örtülmüş. Kale bira şişeleri,yemek çöpleri, kağıt mendillerle dolu. Biz pazar günü gittik diye mi öyleydi bilmiyorum ama benim umduğum gibi bir gezi olmadı diyebilirim. Biz yemek alırken arkamdaki kişilerin muhabbetlerini duydum, eskiden bu kadar kalabalık değildi diyorlardı. Hep beraber oranında içine etmişiz anlayacağınız. Zaten güzel olan neye sahip çıkıp layıkıyla koruyabiliyoruz ki. Gitmeyin demem ama çok umutla da gitmeyin. Bizim yanımızdaki arkadaşlar kalabalıktan o kadar rahatsız oldular ki hiç bir yerini gezemeden, sadece manzaraya baktık, kahvaltı yaptık ve döndük. Hele benim 2 sene önceki bir Sinop Cezaevi gezim var ki tam bir hayal kırıklığıydı. Onu da bir sonraki yazımda anlatacağım. Buyurun Garipçe' den bir kaç resim.
Benden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Benden etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Eylül 2012 Pazartesi
31 Ağustos 2012 Cuma
BAYRAMDAN HATIRA
Bayram geçeli çok oldu ama benim elim bir türlü yazmaya varmadı. Bayramı eşimin memleketi Bartın da geçirdik. Kısa ama çok zevkli kalabalık bir bayram yaptık. Tüm kardeşler oradaydık, harika bir bayram yemeği ( köy tavuğuyla yapılan ıslama, resimleyemedim, sofraya gelmesiyle yendi :)) bir daha ki sefere ) ve müthiş bayram gezmeleri. Köyde bayram yaptık ama çok kalabalık köyde evi olan gelmiş. Bizim iki bıcırık da çok iyi anlaştılar. İkisinin de bayramlıklarıyla çekilen karelere bırakıyorum sırayı.
27 Temmuz 2012 Cuma
BU ARALAR
Bu aralar çok yorgun ve uykusuzum. Sıcak ve nemli hava da gece uykularımı mahvediyor. Sürekli paylaşıyorum ama şöyle deniz kenarında, güneşi tüm vücudumda hissedip iyi bir tatil yapasım var. Bir ay kaldı gün sayıyorum. Bir aksilik çıkmazsa eylül de Bodrumdayım. Geçtiğimiz iki sene oruç tutmamıştım.. Gebelik ve emzirme dönemlerime denk gelmişti. Bu sene emzirmeye devam etmeme rağmen tutuyorum. Defne Ada gündüzleri emmiyor zaten. ben eve gelince emziriyorum. Açlık ve susuzluk anlamında çok rahatım ama uykusuzluk yok mu ah o uyku ah ah. Artık deliksiz uykulara o kadar hasretim ki. Tanıdığım her anneye gece uykularını soruyorum ve kendimle kıyaslıyorum. Geçecek tabi ki ama bu aralar yoruyor beni.
Defne Ada 17,5 aylık oldu, kelime haznesini genişletse de bazen isteklerini anlatamıyor. Kimi zaman hareketlerle anlatıyor. Elimden tutup kaldırıyor beni ve kapıya götürüyor, anla ki gezme istiyor. Kimi zaman o mu bu mu derken anlamıyorum ve başlıyor ağlamaya, kimseye kendisini sevdirmiyor, girdiğim ortamlarda ilgi onda olmayacak, kimse bakmasın, konuşmasın, dokunmasın istiyor. Hırçınız biraz. Ama çok güzel ANNE diyor içim eriyor. Bu aralar yorulsam da, uykusuz da olsam Annelik her şeyin üstünde. Onunla geçirilen her dakika çok kıymetli., her dakika sevgi dolu. Bu aralar baba kız aşk yaşıyorlar. Sürekli baba baba diye dolanıyor ortalarda, çok da güzel söylüyor. Ne zaman büyüyecek, dişleri çıkınca nasıl bir tipi olacak, konuşunca ses tonu nasıl olacak. Kendi kendime sorardım hep. Büyüdü de bu soruların cevabını aldım bile.
Baba kız tv keyifleri :)
24 Temmuz 2012 Salı
BARTIN TATİLİ
Bu senenin ilk 15 günlük tatilini bitirdim. 12 gün boyunca kızımla eşimin memleketi Bartın' daydım. Tam kafa dinleme yeri hiç bir gsm operatörü çekmiyor sadece ev telefonları var. Tavuklar, inekler, köpekler, bol oksijen. Tek sorun araba olmayınca birde küçük çocuklar olunca pek gezilemiyor, ama yine de sıkılmıyor insan.
Geçen hafta perşembe günü eşimin de sürpriz yapmasıyla daha da eğlenceli olmaya başladı, bol bol gezdik.
Defne Ada köyde süperdi, hiç sorun çıkarmadı bana, sağlık problemi de yaşamadık.
İlk hafta hava pek bir dengesizdi. Bir sıcak bir soğuk. Çocukları bir soy, bir giydir. Hatta Samsun-Sinop yağışlarından bizde nasiplendik. Felaket yağmur, şimşek düşünün. 2 gün boyunca çok yağdı. Haberlerde Samsun' da yaşananları görünce çok üzüldüm. Umarım aynı üzücü olaylar tekrar yaşanmaz.
Denize Amasra'ya gittik, ama denizi çok da iyi gelmedi bana. Küçük sevimli bir yer. Daha önce bir kaç kez gittiğim için bu sefer O müthiş Amasra salatasından yemedim. Gidenlere tavsiye ederim mutlaka denemelisiniz. Defne Ada tam bir su kuşu. Sıcak deniz suyu, soğuk dere suyu hiç farketmiyor hepsine girmek için can atıyor.
Köy tatiline dair diğer resimlere bakmak isterseniz, buyrun .
Bu tatil bana yetti mi tabi ki hayır. Deniz olmadan tatili saymıyorum, Bayramdan sonraki tatilimi bekliyorum. Tabi geçtiğimiz seneler de ki gibi tam tatil olmuyor çocuklu olunca ama yine de şahane. Geçen sene DefneAda 5 ve 7 aylıktı iki kez deniz tatiline gittik, eşimle dönüşümlü deniz, havuz sefası yaptık. Uyku saatleri ve çok sıcaklarda anne ve bebişi odadan çıkmadık.
Defne Ada 5 aylıktı Antalya tatilimiz.
Defne Ada 7 aylıktı Bodrum tatilimiz,
12 Haziran 2012 Salı
HAFTA SONU ÖZETİ
Bu hafta sonu bol gezmeli, bol yorulmalı oldu. Sıcak havanın da etkisiyle pazar akşamı tüm vücudum ağrı içindeydi. Cumartesi sabahtan Defne Ada babasının iş yerindeydi.
Öğlen gezmesi de sokaklardaydı. Akşama da arkadaşlarda toplandık. Gece geldik haliyle. Pazar günü sabahtan DHL firmasının Reina da düzenlediği bruncha katıldık. Oradan da Bebek Şenliğine. Müthiş kalabalıktı, hava da enfesti. Ben pek bir şey anlayamadım gerçi, Defne Ada malum huysuz bir bebek ve sabah erken kalkınca öğlen uykusunu alamadı. Sevgili Tanya ile tanışma fırsatı buldum. Tam sohbet edemedik ayak üstü ama, çok şeker, çook zayıf, çook güzel ve çok samimi. Zaten ilk gördüğümde bile hep tanıyormuşum gibi oldu. Blog sağ olsun. İyi ki de tanışmışım. Ama bu kareyi resimlemeyi unutmuşum, ki fotoğraf makinemde bozuldu. Neyse efenim eve dönerken Kelebeğim arabada uyuya kaldı. Baba da eve varınca uyudu. Anne ise ev işleri ile meşgul oldu. Bayan olmanın ve çalışan anne olmanın dezavantajları. Ama eğlendim mi eğlendim,yeni insanlar tanıdım, keyif aldım. Mutlu bir hafta sonu oldu.
Ama vücudum çoooook dinlenmek istiyor.
Havalar 1500 resmi :)
14 Mayıs 2012 Pazartesi
BEN ANNEYİM
Bu gün anneler günü, ikinci anneler günüm. Aslında her günüm anneler günü gibi. Anne olmak dünyadaki en müthiş duyguymuş. Umarım isteyen herkes bu duyguyu yaşar. Anne olmak, geceden uykusuz kalsan da sabah 6 de güne süper başlayabilmektir. Dün gece ben öyleydim de. Kızım 15 aylık oldu. Bizimle olan diyalogları arttı, tam olarak ne dediğini anlamasak bile muhabbet ediyoruz. Hala diş çıkarmadık. Gece ağlamaları, uyanmaları diştendir diye düşüp geçeceğini umuyorum. Geç de olsa, tüm annelerin anneler gününü kutluyorum. Anne olmak kesinlikle biliyorum ki karşılık beklemeden, koşulsuz bir sevgi yumağına dönüşmektir. Annelerimizin aşırı ilgilerini şimdi daha iyi anlıyorum ve saygıyla yaklaşıyorum. Hahahaaaa "anne olunca anlarsın" kızım lafları da doğruymuş.
Anne olunca anladım, dünyanın en güzel duygusunun, sevgisinin, aşkının, o minicik dudaklarda.gözlerde, ellerde, minik ayaklarda, sıcacık kokan nefeste, olduğunu. İyi ki sayende anneyim canım kızım.
21 Mart 2012 Çarşamba
YEMEK YEMEK İŞLERİ
Defne Ada uzun zamandır biz ne yiyorsak onu yiyor ama yine de mutlaka bir öğünde çorba içiyor. Tüm çocuklar yoğurt çorbası sever, benim kızım da tam tersi sebze çorbası aşığı. Haftada bir mutlaka evde sebze çorbası yaparım. En temel sebzelerimiz, pırasa, havuç, patates ve kabak. Ama evde başka sebze de varsa hepsinden biraz koyarım. Bulgur ve birazda kırmızı mercimek eklerim. Avuç içi kadar da kırmızı et eklerim. Hiç hayır demedi bu çorbaya. Hem besleyici hem tok tutuyor. Eğer bebeğinizi sebze çorbasına alıştırmak istiyorsanız çok karışık sebzeler eklemeyin. Havuç,patates ve kabak ilk aşamada yeterli bence. Defne Ada ilk önce yiyeceği yemeğin tadına bakar, damağına göreyse devam ama değilse imkansız yemez. Mesela yoğurt yedirmek benim için tam bir işkence ilk zamanlar zorluyordum. Yanlış evet biliyorum ama yesin istiyordum, sonra bir ay ara verdik yoğurt yedirmedim. Şimdi her gün deniyorum, bir gün yiyorsa bir gün yemiyor. Ben de eskisi gibi dert etmiyorum, Defne büyüdükçe bende de bir rahatlama oluyor.
13 Mart 2012 Salı
BU ARALAR
Güneşli günler kendini iyice özletti. Havalar ısınır artık dedikçe soğuklar geri geldi. Pazar akşamı lapa lapa kar yağması beni iyice şaşırttı. Defne Ada ven ben sümüklü olduk. Gündüzleri annem dışarıya çıkaramıyor daha fazla ilerlemesin hastalığı diye, hafta içi hep evde yavrucak. Alışveriş merkezlerinden de ben sıkılır oldum artık. Hafta sonları kahvaltıya dışarı çıkıyoruz ama kapalı alanlarda yine. Şöyle sahil kenarında bol iyot kokusuyla taze bir çay enfes olmaz mı. Çocuklar içinde süper. Neyse az kaldı, yakında bol güneşli günleri görürüz. bol bol açık alan gezmesi yaparız.
Defne Ada'nın gece uykuları eskiye döndü ve bende biraz uyumaya başladım. Geçen hafta kabus gibiydi, dişten sandım ama dişimiz yok hala. Bu diş mevzusu beni çok germeye başladı, 13 ayı doldurduk ama tek bir diş bile yok.
Babasına çirkin olurken. Bu aralar tam bir baba aşığı. Babasına dokundurtmuyor bile. Baba kız aşkları her daim devam eder umarım. Canım kızım, sen hayatın anlamısın bizim için. Hep mutlu ol, gözlerindeki ışık hiç kaybolmasın.
8 Mart 2012 Perşembe
UYKUSUZ HER GECE
Havalar ısınsa artık, montlardan, şallardan sıkılır oldum bu aralar. Ceketler, hırkalar giyip çıkasım var ama yok olmuyor. Güneş bu aralar kendini fazladan gösterse de keskin bir soğuk var. Yaz yaklaşırken kiloları da vermek lazım ama kendimi tutamıyorum. beş kilo versem yeterli aslında. Yemek yemek çok güzel ama. Birisi bana bu işin kolaydan yolunu anlatsa.
(fotoğraf cep telefonu ile çekildi)
Bir yaşına girip büyüyünce Dedesinin çubuk kraker almasına izin verdik. Kremalılar, cola, çikolata yasak diyorum. En azından üç yaşına kadar bunlardan uzak tutmaya çalışacağım. Büyüklerde bana destek verirse.
Bu aralar Defne Ada geceleri çok rahatsız. Sık sık ağlayarak uyanıyor ve ne yaptıysam sakinleştiremiyorum miniğimi. Sadece memede sakinliyor. Geceleri azaltmak istiyorum aslında ama olmuyor. Üç gündür bir saatlik uykuyla işe gidiyorum. Neyse ki Allah sabrını veriyor yığılıp kalmıyorum. Eve gidince de benim kucağımda hep miniğim. O yatıncaya kadar dayanıyorum. Miniğim yatınca bende sızıyorum gözüm hiç iş görmüyor. Umarım geçecek evet evet geçecek.
14 Şubat 2012 Salı
ÜÇ KİŞİLİK BİR AŞK
Evet üç kişilik bir aşk bizimkisi.
2 kişi olarak başlayan, büyüyen, zaman ilerledikçe daha da büyüyen bir aşk.
11 Şubat 2011 den bu yana da 3 kişi olarak devam eden.
Canım kızım.
İyi ki varsın, İyi ki hayatımızdasın, iyi ki bu dünya da bizi seçtin.
Umarım tüm hayatın boyunca mutlu olursun.
Yüzündeki gülümseme hiç kaybolmasın.
Çok şanslı ve çok mutlu bir birey olursun.
İkinizi de çok çok çok seviyorum.
Size sahip olduğum için, Çok şanslıyım.
(Defne Ada bu resimde 7 aylık, şimdi 1 yaşında, yeni resimler yakında)
6 Şubat 2012 Pazartesi
KÖY OKULU İÇİN KÜTÜPHANE PROJESİ
Twitter da Laçin de duydum. Hatay da bir köy okulu için kitap yardımlarınızı bekliyorlar.
Detaylı bilgi için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.
http://www.kitapkolik.net/koy-okulu-icin-kutuphane-projesi
Detaylı bilgi için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.
http://www.kitapkolik.net/koy-okulu-icin-kutuphane-projesi
1 Şubat 2012 Çarşamba
VEDA
Bu soğuk kış gününde, çok sevdiğim, hatta bazen anne dediğim Pakize Annemi karların altına soğuk topraklara bıraktık. Çok acı çok çok. Onun için belki de böylesi daha da iyi oldu. 3 senedir kanser hastalığı ile mücadele ediyordu, güçlü kadın her işi başaran kadın bu hastalığı yenemedi, maalesef...
Hatta eşimle tanışmama vesile olmuştu. O' nun sayesinde mutlu bir yuvam var.
Mekanı cennet olsun, nurlar içinde yatsın inşallah.
Birde şu hayatta yapmak istediklerimi hemen yapmalı insan, yarın olmayabilir.
Keşke dememek için istekler ertelenmemeli.
Keşke diyorum ben. Çünkü son zamanlarda yanına gitmek istesekte hep bir şeyler çıktı.
Şimdi keşke diyorum.
Keşke geçen pazar gitseydim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














